Sevgilimin Kardeşiyle Yaptığımız Kaçamak

Merhaba ben Berk. Anlatacağım olay 4 hafta önce başımdan geçti. Ben 18 yaşındayım, liseyi yeni bitirdim. Kahverengi kıvırcık saçlıyım, yeşil gözlüyüm ve 1,82 boyundayım. Lise 2. Sınıfta çıkmaya başladığımız bir sevgilim var, adı Şeyma. O da kumral saçlı, beyaz tenli biri, benden 10 santim kadar daha kısa. Vücudu benim her zaman hoşuma gitmiştir ama şimdiye kadar öpüşmekten öteye gitmedik, kabul etmeyeceğini bildiğim için teklif bile etmedim.

İzmirliler bilir, yazın burası cehennem gibi sıcak oluyor. Ben de evde oturmaktan sıkıldım, Şeyma’nın evine gideyim dedim. Şeyma’nın ailesi bir haftalığına düğün için Bursa’ya gitmişlerdi, evde sadece Şeyma ve kardeşi Buse kalıyordu. Buse 16 yaşında, ufak tefek sevimli bir kız. Sarı saçlı ve ablasına yakın boyda. Beni hep abi olarak görmüştür.

Kapıyı çaldığımda Buse açtı, selamlaştık falan. “Ablam şimdi evde değil, daha yeni çıktı, arkadaşlarıyla sinemaya gitti” dedi. Şeyma bana sinemaya gideceğini söylemişti ama benim aklımdan çıkmıştı bu. Sıcaktan bunalmış bir şekilde “Tamam o zaman, görüşürüz” dedim ve arkamı döndüm. Daha bir adım atamadan Buse bileğimden yakaladı. “O kadar yol gelmişsin, otur biraz içeride” dedi. Kıramadım, girdim içeri.

Salonda klime çalıştığı için serindi, kendimi bir koltuğa attım. Buse de bana kola getirdi, teşekkür edip bir yudum aldım. Buse kolayı verdikten sonra o kadar koltuk varken geldi yanıma oturdu. Ona dönüp baktığımda gülümsedi, ben de gülümsedim.

“Ben bir duş alıp geleyim, sen otur” dedi Buse. Ben de o sırada televizyona dalmıştım, ne dediğine pek dikkat etmedim. 5-10 dakika sonra benim tuvaletim geldi, Buse’nin banyoda olduğunu unutmuştum tabi. Kapıyı açtığımda Buse’yi çırılçıplak gördüm. O da beni görmüştü, hemen elleriyle göğüslerini ve amını kapadı. Her şey birkaç saniye sürdü, hemen kapıyı kapatıp salona geri döndüm. Çok utanmıştım. Öte yandan Buse’yi çıplak görmek hoşuma da gitmişti. Yine de o benim sevgilimin kız kardeşiydi, bu görüntüyü beynimden kazımalıydım.

10 dakika sonra Buse giyinik bir şekilde yanıma geldi. Bana bakınca yüzü kızardı, ben de ondan farklı değildim sanırım. “Özür dilerim. Ben… Unutmuştum” diyebildim sadece. O ise gülümsemekle yetindi, yine yanıma oturdu. Bir süre konuşmadan öylece oturduk. Sessizliği bozan o oldu, “Gördüğün şey hoşuna gitti mi?” dedi. Ben bunu duyunca ne diyeceğimi bilemedim. Şaşkın bir ifadeyle Buse’ye baktım, gözlerini bana dikmişti. “Biliyorum, ablam kendini sana elletmiyor. Ama istersen ben senin olabilirim” dedi bana biraz daha sokularak. Kalp atışlarım hızlandı, ne yapacaktım şimdi ben? Buse’yi şimdiye kadar kardeşim olarak görmüştüm, böyle bir şeyi nasıl yapardım?

Ben kendimle savaş verirken Buse elini kotumun üzerinden penisime attı. Sıkıp bırakıyordu, okşuyordu. Penisimin sertleşmesi sadece birkaç saniye sürdü. Bir yanım sevgilime ihanet etmememi söylüyordu, öteki yanım Buse’yi. Farkında olmadan kararımı verdim ve Buse’nin dudaklarına yapıştım. Bu çok güzel bir histi, ayrıca yeni yıkandığı için çok güzel kokuyordu.

İnce elbisesinin üzerinden göğüslerini okşamaya başladım, içine sütyen giymemişti. Göğüs uçlarını hafifçe okşuyordum, Buse’nin ağzından da iniltiler çıkıyordu. Onu belinden tutup koltuğa yatırdım ve üstüne çıktım, boynunu öpmeye başladım. Ellerim de boş durmuyor, vücudunu okşuyordu. Bir elimi bacaklarına götürdüm, daha sonra elbisesinin altından içeri soktum. Külotunun üstünden amını okşuyordum. Buse’nin inlemesi giderek şiddetleniyordu. Sonunda dayanamayıp elbisesini çıkardım. Şimdi sadece külotla kalmıştı. Amını okşamaya devam ederken önce dudaklarına yumuldum, sonra göğüslerini yalamaya başladım. Göğüsleri fazla büyük değildi ama yumuşaktı, çok hoşuma gitmişti. Göğüslerinden aşağı indim, göbeğine birkaç öpücük kondurduktan sonra külotuna geldim.

Külotu ıslanmıştı, bu benim için iyiye işaretti. Yavaşça külotunu aşağı indirdiğimde pembe, kılsız bir amla karşılaştım. Birkaç saniye büyülenmişçesine baktım, sonra yalamaya başladım. Buse’nin inlemeleri çığlığa dönüşmüştü. Bacaklarını iyice açıp eliyle başımı bastırıyordu, bu da beni daha çok iştahlandırıyordu. Amı suluydu ve tadı harikaydı, deli gibi yalıyordum. Ne kadar süre yaladım bilmiyorum, Buse birkaç kere orgazm oldu. Başımı kaldırdığımda mutlu bir şekilde bana bakıyor, gülümsüyordu.

Yattığı yerde doğrulup dudaklarıma bir öpücük kondurdu, “Şimdi sıra bende” dedi. Bacaklarımı koltuktan aşağı sarkıtıp arkama yaslandım. Buse önce tişörtümü, sonra kotumu çıkardı. Böylece sadece boxer ile kalmıştım. Penisim hiç olmadığı kadar sertti, patlayacak gibi hissediyordum. Önce küçük elleriyle boxerin üzerinden okşadı, beni çıldırtıyordu. Daha sonra boxerımı çıkartıp okşamaya başladı. Bana 31 çektiriyordu. Önce diliyle penisimin başını yaladı, sonra ağzına aldı. Fazla derine alamıyordu ama o manzarayı görmek bile bana yeterdi.

Penisimi emerken 31 çektirmeye devam ediyordu. “Buse, boşalıcam” dedim fakat o yalamaya devam ediyordu. Birkaç saniye sonra daha önce hiç boşalmadığım kadar şiddetli boşaldım Buse’nin ağzına. Spermlerin bir kısmı ağzına geldi, bir kısmı da penisimi ağzından çıkardıktan sonra yüzüne fışkırdı. Buse ağzındaki spermleri zorla yuttu ama yüzünü ekşiltti, tadını beğenmemişti. Banyoya gidip yüzünü yıkadı ve geri geldi.

Kucağıma oturup benimle öpüşmeye başladı. Bu sırada penisim onun amına sürtüyordu, bu da tekrar azmama neden oldu. Dudaklarını geri çekip “İçime girmeni istiyorum” dedi bana. Şaşırdım, “Bakire değil misin?” diye sordum. Omuz silkti, “Önemli değil, nasıl olsa bir gün gidecek” dedi. Fakat ben yine de bu sorumluluğu almak istemiyordum. “Arkadan yapmaya ne dersin?” diye sordum. Yüzünü ekşiltti, “Acımaz mı?” dedi. Aslında acıyacağını biliyordum ama onu korkutmak istemiyordum. “Az bişey, sadece ilk başlarda acır, sonra alışırsın” dedim. Gülümsemeye başladı. “Tamam o zaman” dedi.

Buse’yle biraz daha öpüştükten sonra yine onu sırt üstü koltuğa yatırdım. Bacaklarını iyice yukarı kaldırdım, böylece göt deliği ortaya çıkmıştı. Dar görünüyordu, kolay olmayacaktı. Eğilip yalamaya başladım, Buse de inlemeye başladı. Dilimi içeri sokup çıkarıyordum. Biraz yaladıktan sonra işaret parmağımı yavaşça içine soktum. Buse kendini sıkıyordu, gözlerini yummuştu. “Kendini kasmazsan daha kolay olur birtanem” dedim. O kendini bırakınca parmağım daha kolay girip çıkmaya başladı. Bu arada göt deliği pespembe olmuştu.

“Bu kadar yeter” deyip Buse’yi domalttım. Penisimi göt deliğine dayadım. “Kendini kasma, yavaş olacağım, canını yakmamaya çalışacağım” dedim. Bana bakıp gülümsedi. Önce penisimin başı girdi, Buse’nin ağzından bir inleme çıktı. Yavaş yavaş ileriye gidip yarısına kadar soktum. “Dur” dedi Buse, canının nasıl yandığını tahmin edebiliyordum. Bir süre öyle bekledim. Daha sonra ileri geri yapmaya başladım. Çok yavaş yapıyordum, alışana kadar böyle yapacaktım. Yarısına kadar sokup geri çıkarıyordum.

Birkaç dakika boyunca bunu yapıp hızlanmaya başladım. Bu çok farklı bir zevkti, harikaydı. Deli gibi Buse’nin götüne girip çıkıyordum. Buse de bu arada bağırıyordu, zevk ve acı karışımı bir şey yaşıyor olmalıydı. İtiraz etmediğine göre her şey yolundaydı. Daha önce boşaldığım için boşalmam kolay olmadı. 5-6 dakika boyunca gidip geldikten sonra Buse’nin içine boşaldım ve üzerine yığıldım. Penisim küçülerek içinden çıkana kadar öyle kaldım. Buse bana dönüp dudaklarıma yapıştı. “Seni seviyorum” dedi. “Ben de seni seviyorum” dedim.

Buse’yi seviyorum ama Şeyma’dan da vazgeçemeyeceğim. Şimdilik ikisini birlikte idare ediyorum. Buse bu durumdan şikayetçi değil ama Şeyma öğrenirse ayvayı yerim. Okuduğunuz için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir